ORGANİZASYONLARINIZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN 05448813120 EBRU ÖZGENÇ

2007 YAZINDAN ÖRNEKLER

KATEGORİLERİMİZ

SON YAZILARIM

» WAFFLE (VAFIL)
» KAKAOLU PASTA
» NİŞAN,ABİYE,GECE KIYAFETLERİ VE GELİNLİK İÇİN AYAKKABI SEÇİMİ
» CEVİZLİ KABAK SALATASI
» KALORİ YAKMA YOLLARI
» NİŞAN İÇİN KIYAFET , VE ABİYE SEÇİMİ
» TERÖRLE MÜCADELE KAHRAMANLARINA DESTEK
» MEKSİKA USULÜ EKMEK...
» SÜSLEME VE ORGANİZASYONLARINIZ İÇİN BİZE ULAŞIN...
» IRKÇILARA :)
» MAKARNALI TAVUK SALATASI
» SOSİSLİ MİLFÖY BÖREĞİ
» BÜYÜK BEDEN ŞIKLIK...
» EVLENECEK ÇİFTLERE İHTİYAÇ VE HEDİYE LİSTESİ...
» PEELİNG- SOYMA VE NEMLENDİRME YAPAN MASKE

TAVSİYE ETTİKLERİMİZ...

  • RSS
  • ÇAMLIK RESTAURANT
  • ÇAMLIKPARK BLOGCU
  • YETİMLER DERNEĞİ
  • KIZIMIN BLOĞU
  • SON YORUMLAR

    Myspace Glitters
    dugundavet

    KÜLTÜRE DAVET

    SİNEMALARDAN HABERLER



    TİYATROLARDAN HABERLER


    ŞANS OYUNLARI SONUÇLARI

    HOŞGELDİNİZ...

    MENÜ

    TAKVİM

    SİTEMİZİ ZİYARET EDENLER

    mp3

    ARKADAŞ BLOGLAR

  • didem
  • turkanka
  • muratsahin123
  • illedeyemek
  • annemmutfaktatv
  • htmlkodlayici
  • yemekyapmali
  • tadimliktarifler
  • gkaraman
  • ilerleartik
  • gondolet
  • saclarimiz
  • makyajtekniklerimiz
  • DÖVİZ KURLARI

    HABERLER

    SPOR HABERLERİ

    DÜĞÜNDAVET

    RAPUNZEL (MASAL)

    Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş.
    Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. O anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş.
    “Ya bu marullardan yerim ya da ölürüm” demiş kendi kendine. Yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.
    Sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin bahçe duvarına tırmanmış, bahçeye girmiş ve bir avuç marul yaprağı toplamış. Ancak, o bahçeye girmek büyük cesaret istiyormuş, çünkü orası güçlü bir cadıya aitmiş.
    Kadın kocasının getirdiği marulları afiyetle yemiş ama bir avuç yaprak ona yetmemiş. Kocası ertesi günün akşamı çaresiz tekrar bahçeye girmiş. Fakat bu sefer cadı pusuya yatmış, onu bekliyormuş.
    “Bahçeme girip benim marullarımı çalmaya nasıl cesaret edersin sen!” diye ciyaklamış cadı. “Bunun hesabını vereceksin!”
    Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları nasıl canının çektiğini, onlar yüzünden nasıl yemeden içmeden kesildiğini bir bir anlatmış.
    “O zaman,” demiş cadı sesini biraz daha alçaltarak, “alabilirsin, canı ne kadar çekiyorsa alabilirsin. Ama bir şartım var, bebeğiniz doğar doğmaz onu bana vereceksiniz.” Kadının kocası cadının korkusundan bu şartı hemen kabul etmiş.
    Birkaç haftasonra bebek doğmuş. Daha hemen o gün cadı gelip yeni doğan bebeği almış. Bebeğe Rapunzel adını vermiş. Çünkü annesinin ne yapıp edip yemek istediği bahçedeki marul türünün adı da Rapunzel’miş.
    Cadı küçük kıza çok iyi bakmış. Rapunzel oniki yaşına gelince, dünyalar güzeli bir çocuk olmuş. Cadı bir ormanın göbeğinde, yüksek bir kuleye yerleştirmiş onu. Bu kulenin hiç merdiveni yokmuş, sadece en tepesinde küçük bir penceresi varmış.
    Cadı onu ziyarete geldiğinde, aşağıdan “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenirmiş. Rapunzel uzun örgülü saçlarını percereden uzatır, cadı da onun saçlarına tutuna tutuna yukarı tırmanırmış.
    Bu yıllarca böyle sürüp gitmiş. Bir gün bir kralın oğlu avlanmak için ormana girmiş. Daha çok uzaktayken güzel sesli birinin söylediği şarkıyı duymuş. Ormanda atını oradan oraya sürmüş ve kuleye varmış sonunda. Fakat sağa bakmış, sola bakmış, ne merdiven görmüş ne de yukarıya çıkılacak başka bir şey.
    Bu güzel sesin büyüsüne kapılan Prens, cadının kuleye nasıl çıktığını görüp öğrenene kadar hergün oraya uğrar olmuş. Ertesi gün hava kararırken, alçak bir sesle “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenirmiş. Sonrada kızın saçlarına tutunup bir çırpıda yukarı tırmanmış.
    Rapunzelönce biraz korkmuş, çünkü o güne kadar cadıdan başkası gelmemiş ziyaretine. Fakat prens onu şarkı söylerken dinlediğini, sesine aşık olduğunu anlatınca korkusu yatışmış. Prens Rapunzel’e evlenme teklif etmiş, Rapunzel’de kabul etmiş, yüzü hafifce kızararak.
    Ama Rapunzel’in bu yüksek kuleden kaçmasına imkan yokmuş. Akıllı kızın parlak bir fikri varmış. Prens her gelişinde yanında bir ipek çilesi getirirse, Rapunzel’de bunları birbirine ekleyerek bir merdiven yapabilirmiş.
    Her şey yolunda gitmiş ve cadı olanları hiç farketmemiş. Fakat bir gün Rapunzel boş bulunup da. “Anne, Prens neden senden daha hızlı tırmanıyor saçlarıma?” diye sorunca herşey ortaya çıkmış.
    “Seni rezil kız! Beni nasıl da aldattın! Ben seni dünyanın kötülüklerinden korumaya çalışıyordum!” diye bağırmaya başlamış cadı öfkeyle. Rapunzel’i tuttuğu gibi saçlarını kesmiş ve sonrada onu çok uzaklara bir çöle göndermiş.
    O gece cadı kalede kalıp Prensi beklemiş. Prens, “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenince. cadı Rapunzel’den kestiği saç örgüsünü uzatmış aşağıya. Prens başına neler geleceğini bilmeden yukarıya tırmanmış.
    Prens kederinden kendini pencereden atmış. Fakat yere düşünce ölmemiş, yalnız kulenin dibindeki dikenler gözlerine batmış. Yıllarca gözleri kör bir halde yitirdiği Rapunzel’e gözyaşları dökerek ormanda dolaşıp durmuş ve sadece bitki kökü ve yabani yemiş yiyerek yaşamış.
    Derken bir gün Rapunzel’in yaşadığı çöle varmış. Uzaklardan şarkı söyleyen tatlı bir ses gelmiş kulaklarına.
    “Rapunzel! Rapunzel!” diye seslenmiş. Rapunzel, prensini görünce sevinçten bir çığlık atmış ve Rapunzel’in iki damla mutluluk göz yaşı Prensin gözlerine akmış. Birden bir mucize olmuş, Prensin gözleri açılmış ve Prens görmeye başlamış.
    Birlikte mutlu bir şekilde Prensin ülkesine gitmişler. Orada halk onları sevinçle karşılamış. Mutlulukları ömür boyu hiç bozulmamış.

     

    Onlar ermiş muradına , biz çıkalım kerevetine...

     

     

    1/9/2007 | Kategori: COCUKLARA OZEL | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    <Önceki Yazılarımız | Sonraki Yazılarımız>

    SİTEMİZ HAKKINDA DÜŞÜNCELERİNİZ NELER?
    Çok beğendim harika bir site
    Beğendim ama aradığım bazı bilgileri bulamadım
    Site içeriği güzel ama tasarım değiştirilebilir
    Fena değil
    Beğenmedim , bir daha ziyaret etmem


    dugundavet 0544 881 31 20


    YORUMLARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER